elize_ce
Herkesin Haklı olduğu ve Herşeyin Sıradanlaştığı bu Dünyadaaa
Offline
En yerinde Tercih Vazgeçiş...
|
 |
« : 21 Temmuz 2008, 13:04:15 » |
|
* Ahşap yapılarda yaşayanların fizyolojik ve psikolojik açıdan kendilerini çok daha sağlıklı hissettiklerini, * Ahşabın insanla birlikte soluk aldığını, romatizma, astım, böbrek hastalıkları ve dolaşım bozuklukları üzerinde olumlu etkileri olduğunu, * Japon deprem uzmanlarının, tüm dünyada depreme karşı en dayanıklı yapının Osmanlı ahşap karkas sistemi olduğunu açıkladıklarını, * 1894 İstanbul depreminde, kalitesiz ahşap yapıların bile yıkılmadığını, yanlarındaki güzel, yeni ve demirle bağlanmış kagir yapıların tümüyle yıkıldığını, * ABD'deki konutların yaklaşık yüzde 90'ının ahşap olduğunu, * Şiddetli bir deprem sonrasında hasar gören betonarme bir yapının yıkılmak zorunda olduğunu, hasar gören ahşap bir yapının ise kısa surede onarılıp, tekrar içinde yaşanılabileceğini, * Betonarme-karkas dışında kalan tüm yapım sistemlerinde, zaman içinde hasar gören taşıyıcı elemanların, yapı tümüyle yıkılmadan onarılabildiğini, hatta değiştirilebildiğini, * Ahşap yapıların çok hafif olduğunu, kolay kolay çökmediğini, çökse bile içinde bulunanları öldürmediğini, * Bir depremde, başlıca ölüm nedeninin yalnızca betonun ağırlığı olduğunu, * Betonarmenin, ahşaba göre 5 misli, çeliğin 13 misli ağır olduğunu, * Marmara ve Bolu depremlerinde ahşap yapılarda yaşayanlardan hiç kimsenin yaşamını yitirmediğini, * Tarihten günümüze ulaşan en güzel sarayların, tapınakların ve diğer görkemli yapıların hiçbirinde beton kullanılmadığını ve binlerce yıldır ayakta kaldıklarını, * 1225'te Ren Nehri'ne yapılan ahşap Basel Köprüsü'nün 1903 yılına dek 774 yıl hizmet verdiğini, * 13'üncü ve 14'üncü yüzyıllarda yapılan, ahşap kolon ve çatıları olan Kastamonu, Mahmutbey, Beyşehir, Eşrefoğlu ve Afyon Ulu camilerinin, özel bir bakım yapılmaksızın 600-700 yıldır ayakta olduğunu, * Dünyanın en büyük tarihi üç ahşap yapısından bir tanesinin, 100 metre boyu ve sekiz katlı bir binaya eşdeğer yüksekliğiyle tam 100 yıldır ayakta olan Büyükada'daki Rum Yetimhanesi olduğunu, * 1790'da, ahşap kullanılarak ve hiçbir taşıyıcı eleman olmaksızın 108 metre "açıklığa" ulaşıldığını, bugün bu açıklığın 250 metreye ulaştığını, * Yangına dayanıklı olduğu için, dünyanın önde gelen mimarlarının ahşabı çeliğe yeğlediklerini, * Bir yangın sırasında, gerekli kesitin biraz daha büyüğü kullanıldığında, dıştaki kömürleşen tabakanın iç ahşabın yanmasını geciktirdiğini, * Bir yangın sırasında, çelik bir çatının 600 dereceden sonra çökme riskinin belirdiğini ve 15 dakika içinde çökebileceğini, buna karşılık ahşap bir çatının ortalama 1 saat ayakta kalabildiğini ve bu yüzden insanların canlarını kurtarma zamanlarının olduğunu, * Ahşabı, yapı sektöründe kullanan ülkelerde ormanların küçülmediğini, tersine bilimsel bir yaklaşım ve koruma anlayışı ile büyümekte olduğunu, * ABD'lilerin, yaşadığı topraklar üzerinde yalnızca 200 yıldır ev yaptıklarını, Anadolu'da ise 10 bin yıldır geleneksel yöntemlerle ev yapıldığını, * ABD'lilerin, depreme karşı yaşam güvenceleri için, Anadolu insanının binlerce yıldır tanıdığı, uyguladığı ve 1940'lara dek de sürekli geliştirdiği ahşap-karkas yapı sistemini yaygın biçimde kullandıklarını, * Bugün gerekli önlemler alınır, ahşaba dönülürse ve doğa da bize 20 yıl "avans" verirse, Türkiye'nin tüm deprem riskinden 20 yıl içerisinde tümüyle kurtulacağını,
biliyor muydunuz?
|